DUYURULAR
26
Mayıs
2017
19
Eylül
2014
14
Eylül
2014
13
Eylül
2014
14
Temmuz
2014
3
Temmuz
2014
1
Temmuz
2014
30
Haziran
2014
22
Haziran
2014
20
Haziran
2014
13
Haziran
2014
10
Haziran
2014
3
Ocak
2014
1
Haziran
2014
22
Mayıs
2014
16
Mayıs
2014
16
Mayıs
2014
14
Mayıs
2014
11
Mayıs
2014
7
Mayıs
2014
6
Mayıs
2014
6
Mayıs
2014
2
Mayıs
2014
21
Nisan
2014
21
Nisan
2014
21
Nisan
2014
15
Nisan
2014
11
Nisan
2014
ELEŞTİRİ KARŞISINDA SAVUNMA YAPMAK

Yapılan eleştiri, karşısındaki kişi haklılığını kanıtlamak için kendini savunmak zorunda bırakır; bu yüzden anlamsızdır. Bir insanın değer verdiği onurunu yaraladığını, önemli biri olma duygusunu incittiği için de tehlikelidir.

            Uluslararası üne sahip psikolog B.F.Skinner yaptığı deneylerin sonunda iyi davranışları için ödüllendirilen hayvanların kötü davranışları için azarlanan hayvanlardan daha kolay ve daha hızlı öğrendiklerini kanıtlamıştır.

            Psikolog Hans Selye,  yaptıklarımızın onaylanmasını arzuladığımız kadar dışlanmaktan da çekiniriz, demiştir.

            Eleştirilen insanda ortaya çıkan gücenme duygusu, sadece işgörenlerin, aile bireylerinin ve arkadaşların morallerini bozmakla kalır ve eleştiriye neden olan durumu düzeltmez.

            Bir inşaat şirketinin koordinatörü, çalışma alanında işçilerin giymesi zorunlu olan emniyet kasklarını takmadığını görür.Çalışanların sorumlulukları arasında çalışırken emniyet kasklarını giymelerine dikkat etmekti.Sahada dolaşırken kaskını giymemiş bir işçiye rastladığında onlara uymaları gereken yasa ve yönetmelikleri hatırlatıyordu. Sonuç olarak suratları asılmış işçiler kasklarını takıyorlar, ama koordinatör arkasını dönüp oradan uzaklaşır uzaklaşmaz yine çıkarıyorlardı. Koordinatör farklı bir yaklaşım sergilemeye karar verir. Bir dahaki sefer kaskını giymemiş işçilere rastladığında, kasklarının rahatsız olup olmadığını, başlarına uyup uymadığın sordu. Sonra da yumuşak bir ses tonuyla bu kaskın onları yaralanmalarına karşı korumak için yapılmış olduğunu söyleyerek sahada çalışırken bunları giymelerini önerdi.Sonuçta kurallara uymayanlar gitgide azalırken kalbi kırılan veya gücenen kimse olmadı.

            Bir isteği ya da bir kuralı yerine getirebilmek için iletişim tarzımızı gözden geçirmemiz gerekir.Farklı cümleler kullanarak olması gereken duruma insanların değerlerini ve duygularını incitmeden yapabilmeleri sağlanır. Boşuna denmemiş; Tatlı Dil Yılanı Deliğinden Çıkartır. Dil kalıplarımıza ve hitabetimize dikkat etmemiz gerekir.

Birini eleştirdiğimizde ya da suçladığımızda doğası gereği kişi kendisinden başka herkesi suçlar ve kendisinin daha doğru olduğunu düşünerek savunma yapar. Aslında temelde hepimiz böyleyiz. Eleştirinin tıpkı posta güvercinlerine benzediğini ve bir gün mutlaka evine döndüğünü unutmayalım.

Yanlışlığını düzeltmeye kalkışacağımız ve suçlayacağımız kişinin kendisini savunacağını ve karşılığında bizi suçlayacağını ya da gerçek manada suç işleyip ceza evinde olan mahkumların da  dediği gibi; başka nasıl davranabilirdim,anlamıyorum, böyle yapmak mecburiyetindeydim, kimse benim haklı olduğumu anlamıyorlar; gibi savunma yapabildiklerini unutmayalım.Kendi bakış açısıyla doğru bir davranış yaptığını düşünerek savunma yapmaktadır.

İnsanları eleştirmek yerine onları anlamaya çalışalım.Ne yapmak istediklerini anlayalım. Sempati, hoşgörü ve nezaket eleştiriden çok daha yararlıdır.

                      Eleştirmeyin, kınamayın ve şikayet etmeyin!