DUYURULAR
26
Mayıs
2017
19
Eylül
2014
14
Eylül
2014
13
Eylül
2014
14
Temmuz
2014
3
Temmuz
2014
1
Temmuz
2014
30
Haziran
2014
22
Haziran
2014
20
Haziran
2014
13
Haziran
2014
10
Haziran
2014
3
Ocak
2014
1
Haziran
2014
22
Mayıs
2014
16
Mayıs
2014
16
Mayıs
2014
14
Mayıs
2014
11
Mayıs
2014
7
Mayıs
2014
6
Mayıs
2014
6
Mayıs
2014
2
Mayıs
2014
21
Nisan
2014
21
Nisan
2014
21
Nisan
2014
15
Nisan
2014
11
Nisan
2014
Size Çok Paralar Verseler Elinizdekileri Verir Miydiniz

Hayatımızdaki değerlerini farkına nasıl ya da ne zaman varabiliriz.Onları kaybettiğimizde mi yoksa zora düştüğümüzde mi.

Sizlere bu konuyu yaşanmış bir hikayeden yola çıkarak anlatmak istiyorum.

Savaş’da bir şarapnel parçası ile boğazından yaralanan askere yedi kere kan nakli yapılmıştı. Asker bir not yazarak doktoruna sormuştu: Yaşayacak mıyım, evet diye yanıtlamıştı doktor. Asker bir not daha yazarak tekrar sormuştu: Konuşabilecek miyim? Yanıt yine olumluydu. O zaman asker son bir not yazmıştı: Öyleyse ne halt etmeye üzülüp duruyorum.

Niçin hemen şimdi durup kendi kendinize, Ne halt etmeye üzülüp duruyorum diye sormuyorsunuz. Büyük bir olasılıkla sizde bunun ne kadar önemsiz ve gereksiz olduğunu fark edeceksiniz.

Yaşamınızdaki şeylerin yüzde doksanı doğru, yüzde onu yanlıştır. Eğer mutlu olmak istiyorsak tüm yapmamız gereken doğru olan yüzde doksanın üstünde durup yanlış olan yüzde onu görmezden gelmektir. Ama eğer üzülüp acı çekmek ve mide ülserine yakalanmak istiyorsak, bütün yapmamız gereken şey, yanlış olan yüzde onun üzerinde durup yüzde doksanı görmezden gelmektir.

Düşün ve Şükret sözcüklerini kalplerimize yerleştirmeliyiz.

Bizler sahip olduğumuz inanılmaz zenginliklerin üzerinden gözlerimizi bir dakika bile ayırmayarak, Mutluluğun ve Neşe’nin ücretsiz hizmetinden yararlanabiliriz. Bizler, Sabancı ve Koç  ailesinin zenginliğinden daha fazla zenginliğe sahibiz. Sorarım sizlere; gözlerinizi bir milyona satar mıydınız , ya iki bacağınız için ne isterdiniz, ellerinizi satar mısınız ,kulağınızı,çocuklarınızı, ailenizi. Bunların karşılığında ne istersiniz. Sahip olduklarınızı şöyle bir toplayın.

Peki bunların değerini biliyor muyuz.Ne yazık ki hayır. Schopenhauer’ın dediği gibi, Sahip olduklarımızı çok az, sahip olamadıklarımızı her zaman düşünürüz. Evet, sahip olunanları çok az, ama sahip olunamayanları her zaman düşünme ,eğilimi yeryüzündeki en büyük trajedidir.Tarih boyunca insanları tüm savaş ve hastalık salgınlarından daha fazla üzüntüye sevk etmiştir.

Şimdi düşünme zamanı; ne için mücadele ediyoruz ya da ne için kırıp döküp dolaşıyoruz. Ne kadar zengin olduğumuzu anlamak için illaki bir şarapnel parçasının boğazımıza saplanmasını mı ya da yaşantımızı etkileyen o yüzde doksan kısmını daha da canavarlaştırarak elimizde kalan yüzde onluğu damı kaybedelim.

Hiçbir şey kaybetmiş sayılmayız yeter ki görebilelim zenginliğimizi.

Unutmayın; daima ŞÜKREDELİM ALLAH’A.