DUYURULAR
26
Mayıs
2017
19
Eylül
2014
14
Eylül
2014
13
Eylül
2014
14
Temmuz
2014
3
Temmuz
2014
1
Temmuz
2014
30
Haziran
2014
22
Haziran
2014
20
Haziran
2014
13
Haziran
2014
10
Haziran
2014
3
Ocak
2014
1
Haziran
2014
22
Mayıs
2014
16
Mayıs
2014
16
Mayıs
2014
14
Mayıs
2014
11
Mayıs
2014
7
Mayıs
2014
6
Mayıs
2014
6
Mayıs
2014
2
Mayıs
2014
21
Nisan
2014
21
Nisan
2014
21
Nisan
2014
15
Nisan
2014
11
Nisan
2014
DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ

      Yarın, yedi buçuk yaşındaki oğlunun günüydü. Baba, dünya tatlısı minik oğlu için ne yapması gerektiğini uzun uzun düşündü, önce,özene bezene bit mektup yazmaya karar verdi.Sonra,Ne özenmesi, Süslü cümleler aramaya ne gerek var.

 İçinden geleni yaz dedi kendi kendine…

    Günlük iş koşuşturması hafiflediğinde, işyerindeki çalışma masasının üstüne bembeyaz kağıdı koyup kalemi eline aldı. El yazısıyla mektup yazmayalı ne kadar çok zaman geçmiş diye düşündü.

    Canım gözbebeğim,

   Kardeşin duymasın ama ilk kez bu özel gün için,sana torpil yapacağım minik aslanım.Seni daha çok özlüyorum!Hani,o küçük kollarını ardına kadar açıp,Baba, sen, işte bu kadar seviyorum demen gibi, ben de kollarımla dünyayı kucaklayacak kadar açmak isterim, ben de seni bu kadar seviyorum demek için…

   Yaptığımız bilek güreşlerini özledim evlat… Yo yo, inan ki sen daha güçlü olduğu için kazandın hep… Ben mahsustan sana yenilmesin!

    Benim doğum günümde yaptığın fedakarlığı hatırlıyor musun yavrum. Hani dedenin sana aldığı ve senin çok sevdiğin badem şekerini yememiş. Babam gelince ona vereceğim deyip uyuyakalmıştın. Bu hareketinle bana bir iyilik yapmak yerine içimi acıttığını nereden bilecektin.

    Ne çok planımız vardı birlikte… Maça gidecektik, memleketimize gidecektik, Sivas a gidecektik… Bir türlü olmadı.

     Şimdi, senin doğum gününde hatırladığım şeye bakar mısın oğlum; Bir gün,  Yine geç mi geleceksin baba, diye sorup, sonra o tatlı yüzüne yerleşen hüzünle, olsun uyumayacağım, bekleyeceğim seni deyişin canlanıyor gözümün önünde…

Uyu bebeğim, uyu meleğim, sen uyu… Çünkü yanına ne zaman geleceğimi ben de bilmiyorum.

   Baban…

   Ertesi gün mektubu götürüp, birkaç damla gözyaşıyla toprağını ıslattığı sevgili oğlunun mezarına gömdü.